A3 Haber

Tuzak mı: Özel kuvvetler eski yüzbaşısının iadesi ne anlama geliyor?

Tuzak mı: Özel kuvvetler eski yüzbaşısının iadesi ne anlama geliyor?
Ocak 28
07:51 2022

Nuri Gökhan Bozkır.
1996 yılında Kara Harp Okulundan mezun oldu.
Gayri nizami harp kursuna katıldı.
Başarılarından dolayı 44 takdirname, iki şerit rozeti bulunduğu ortaya çıktı.
Uzun bir süre Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda tim komutanı olarak görev yaptı.
2005 yılında adı ilk kez kamuoyunda “sauna çetesi” olarak bilinen davada geçince Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda yüzbaşı rütbesiyle görev yaparken Başbakan Erdoğan ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün de imzasıyla ordudan atıldı.
Bozkır’a yargılama sonunda “gizli askeri bilgileri açıklama” suçundan altı yıl hapis cezası verildi.
Verilen ceza Askeri Yargıtay tarafından “esastan” bozuldu.

18 Aralık 2002 saat 20.30 sıralarında, Çankaya Portakal Çiçeği Sokağı’ndaki evinin park yerinde, otomobilinden indiği sırada öldürülen Doç. Necip Hablemitoğlu’nun yıllardır karanlıkta kalan dosyasının seyri verilen bir ifade ile değişti.
Ergenekon Operasyonu’nu yürüten dönemin İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’ün talimatı ile gözaltına alınan “Ergenekon’un Çöküşü” ve “Kod Adı Darbe” kitaplarının yazarı Zihni Çakır yıllar sonra 15 Temmuz çatı davasında da tanık oldu.
Çakır’ın ifadesinde Hablemitoğlu suikastının failine dair yer alan bilgi önce ailenin sonra ise savcılığın dikkatlerini çekti.
Zihni Çakır ifadesinde muvazzaf subay T.M.’nin Necip Hablemitoğlu’nu öldürdüğünü ve silahı Mogan gölüne attığını anlattığını belirtmesi üzerine aile T.M.’den şikayetçi oldu.

Mahkeme Çakır’ın cinayeti işlediği dediği kişinin 2016’da muvazzaf devlet görevlisi olması ve cinayetin işlendiği tarihlerde Kazakistan’da görevli olduğuna dair şifahi bilgilendirmeyle yetinerek ailenin talebini reddetti.
Bunun üzerine Hablemitoğlu ailesi suikastı soruşturmasını yürüten savcıdan gazeteci Çakır’ın ifadesinin alınmasını talep etti.

Savcılık bilgisine başvurduğu ve nasıl haberdar olduğunu sorması üzerine Çakır, “Nuri Gökhan Bozkır’dan öğrendim bunları” şeklinde ifade verdi.
Eski Yüzbaşı Nuri Gökhan Bozkır ile ilgili yürütülen soruşturmada önemli ayrıntılara ulaşıldı. INTERPOL tarafından kırmızı bültenle aranan Bozkır’ın, 2015’de Türkiye’den kaçtığı öğrenildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, cinayetin işlendiği günün altı ay öncesi ve sonrasına ait Hablemitoğlu’nun HTS kayıtları, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan istendi.
Savcılık, araştırma sonucunda, Nuri Gökhan Bozkır’a ulaştı.
Bozkır’ın telefonun, cinayet günü 18 Aralık’ta sabahın ilk saatlerinde evinin Hablemitoğlu’nun evinin sokağında sinyal verdiği, ancak bir süre sonra hattın çıkarıldığı tespit etti.
Savcılık, tanığın “cinayet silahını Mogan’a attı” beyanı üzerine inceleme yaptı.
Bozkır’ın telefonunun cinayet günü Mogan’da da sinyal verdiği ortaya çıktı.
Bütün bu çalışmanın sonunda Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından Nuri Gökhan Bozkır hakkında “suç işleme amacıyla kurulan örgüte üye olmak” ve “tasarlayarak adam öldürme” suçundan tutuklama kararı verildi.

Sonra ne mi oldu?
Ordudan atılan Nuri Gökhan Bozkır ticarete başladı.

Kırgızistan’da bulunan, uluslararası düzeyde silah, patlayıcı ve bomba satışı yapan “DNS” (Domain Name Services) Defence şirketinin sahibi olarak Uluslararası bir iş adamı oldu.

Bozkır, Temmuz 2019’da Ukrayna’nın başkenti Kiev’de gözaltına alındı.
Üç ay cezaevinde kaldıktan sonra elektronik kelepçeyle ev hapsine çıkarıldı.
Kiev Şevçenko Mahkemesi, Ukrayna yasalarına göre ev hapsinin toplam süresi en fazla altı ay olabileceği için, üç ay sonra Bozkır’ın ev hapsinin kaldırılmasına karar verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan 2019’daki Ukrayna ziyaretinde Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’den eski yüzbaşı Nuri Gökhan Bozkır’ın iadesini istedi ama olmadı.

Ukrayna ziyaretinde AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bizzat Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’den iadesini istediği Nuri Gökhan Bozkır’ın, Kiev Şevçenko Mahkemesi’nde yapılan duruşmasında ev hapsinin kaldırılmasına, Kiev’i terk etmeme ve imza atma şeklinde adli kontrole tabi tutulmasına karar verildi.
Türkiye Bozkır’ın iadesi için çalışırken Bozkır’da Ukrayna Devlet Göç İdaresi’ne baş vurarak Türkiye’ye iade edilmemek için iltica başvurusunda bulundu.
İltica talebi 4 Mart 2020’de reddedildi.
Bozkır bu kez 17 Nisan’da Kiev Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurarak karara itiraz etti.
Kiev Bölge İdare Mahkemesi yapılan itirazı kabul etmedi.
Bunun üzerine Bozkır temyize başvurdu.
Kiev Altıncı Temyiz İdare Mahkemesi de Bozkır’ın itirazını reddetti.

Bozkır Ukrayna Yüksek Mahkemesi’ne son bir itiraz hakkını yapmadan önce Ukrayna basını üzerinden mesaj vermeye başladı.
Gürcistan, İran, Afganistan, Bosna Hersek, Azerbaycan, Suriye gibi ülkelere ekipman, yiyecek, yardım malzemeleri ve yasadışı silah ticaretini Ukrayna basınına anlattı.
Nuri Gökhan Bozkır’ın Türkiye’deki ilişkilerini a3haber’de “Bir ucu da Ukrayna’da: Patlayan bombalar, en karanlık beş ayda yaşananlar” başlıklı yazıda uzun uzun anlattım.

Sedat Peker Youtube üzerinden yayınladığı sekizinci videosunda Suriye’nin milyarlarca dolarlık pazarında ticaret yapabilmek için önce Cumhurbaşkanlığı İdari İlişkiler Başkanı Metin Kıratlı’nın onay vermesi gerektiğini belirtti.
Peker, Kıratlı’nın ardından Murat Sancak ve Ramazan Öztürk’ün isimleri verdi.
Son onayı ise El Nusra’nın İktisadi İşler Sorumlusu Abu Abdurrahman’nın (Abu Şiyma) verdiğini iddia etti.
Murat Sancak, BMC’nin sahibi Ethem Sancak’ın yeğeni.
Ramazan Öztürk ise özelleştirilen TSK’ye ait Tank Palet Fabrikası’nda Katarlıların dışındaki ortağı Talip Öztürk’ün oğlu.

Eylül 2015’te Şanlıurfa Akçakale’de IŞİD’e gönderilen patlayıcılar ele geçirildi.
Eski Yüzbaşı Nuri Gökhan Bozkır soruşturmanın şüphelileri arasında yer aldı.
Bulunan patlayıcılar kamyona, soğanların arkasına saklanmıştı.
Bu nedenle operasyona “Soğan Kamyonu Operasyonu” adı verildi.
Kayıtlara göre depoda 20 ton patlayıcı olmalıydı ancak 6,5 ton patlayıcı ele geçirildi.
Geriye kalan 13,5 ton patlayıcı bulunamadı.

Soğan Kamyonu Operasyonu’nda sadece Nuri Gökhan Bozkır’ın adı geçmiyordu.
Adı geçenlerden bir diğeri de DNS Savunma Sanayi şirketi idi.
Nuri Gökhan Bozkır, DNS Savunma Sanayi’nin ortakları arasında olmamasına rağmen kurucuları arasında yer alıyordu.
DNS Savunma Sanayi, Bozkır şüphelilerden biri olduktan sonra internet sitesinden adını kaldırıldı.
DNS Savunma Sanayi’nin Türkiye’deki resmi kayıtlarında sahibi Ahmet Arif Sarıtaş.
Ahmet Arif Sarıtaş’ın babası Arif İzzet Sarıtaş ise, Nuri Gökhan Bozkır’ı işe alan kişi.

14 Mart 2017’de, Ukrayna’nın savunma firmalarından Ukroboronprom Genel Müdürü Roman Romanov, Ankara’da tank motoru konusunda anlaşması imzalandığını açıkladı.
Ukroboronprom’un Türkiye temsilcisi ise, Nuri Gökhan Bozkır’ın yöneticisi olduğu Delta Defance Savunma Sanayi şirketiydi.
Şirketin sahibi ve genel müdürü Serdar Özyurt, Türkiyeli ve Ukraynalı mühendislerin kısa süre içinde AR-GE çalışmalarına başlayacağını duyurdu.

Aradan iki yıla yakın zaman geçti.
2020 Nisan’ında başvurduğu Kiev Altıncı Temyiz İdare Mahkemesi’nin Gökhan Nuri Bozkır’ın itirazını reddetmesinden sonra yeni gelişmeler oldu.
Ukrayna Rusya ile savaşın eşiğinde.
Ukrayna’nın Rusya’ya karşı en büyük destekçisi ise NATO.
NATO’nun güçlü ortaklarından biri ise Türkiye.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 26 Ocak 2022’de katıldığı televizyon programında Nuri Gökhan Bozkır’ı işaret ederek, “Bu kişi Hablemitoğlu cinayetinin zanlısı olarak şu anda ülkemiz yargısına hesap veriyor. İstihbarat teşkilatımızın buradaki yakın markajı, muhataplarıyla olan sıkı diyaloglarla birlikte bu iş neticelendi. FETÖ ile irtibatı yanında DEAŞ terör örgütüne silah ve mühimmat temin ettiği bilinen bir kişi” şeklinde konuştu.
Evet, sonunda Nuri Gökhan Bozkır Türkiye’ye getirildi.

Türkiye’ye iadesi “Hablemitoğlu Cinayeti” nedeniyle olsa da Nuri Gökhan Bozkır’ın Türkiye’yle getirilmesi ne anlama geliyor, onu henüz bilemiyoruz.
Hakkında hazırlanacak iddianame sonrası Bozkır’ın mahkemede neler söyleyeceğini de.
Yası dışı silah sevkıyatından, paylaştığı milyon dolarlık çantalara kadar ne bilgi vereceğini kestirmek de güç.
Bozkır’ın kendi ifadesi ile “cezaevinde” başına bir şey gelecek mi?
Ve her şeyden önemlisi bu ilişki ağı Türkiye’de kimlere zarar verecek?
Başarı diye iade edilen Bozkır, Erdoğan iktidarına kurulmuş yeni tuzak olabilir mi?