A3 Haber

Yalnızlaşan kalabalıklar: 82 milyon 896 bin 108 kişi kullanıyor

Yalnızlaşan kalabalıklar: 82 milyon 896 bin 108 kişi kullanıyor
Şubat 27
16:07 2020

Sabit telefon ile tanıştığımda lise yıllarımdaydım.

Benim için kötü bir buluştu.

Çünkü eve telefon bağlanana kadar, babam ders çalışıp çalışmadığımı kontrol için iş yerinden eve kadar yürümek zorundaydı.

Ben de bir yolunu bulup eve doğru geldiğini öğreniyordum.

Ne zaman eve sabit telefon bağlandı, o zaman işler değişti.

O zaman 4 numara çevirip evde olup olmadığımı kontrol etmek kolaylaştı.

Gerçi onun da yolunu bulmuştum.

Genelde evin arka bahçesinde oynadığımızdan, uzunca bir kablo ile arka bahçeye taşıdığım telefon çaldığında yanıt verebiliyor, sonra oynamaya devam edebiliyordum.

Bu uyanıklığım bir gün geçerli olmadı.

O gün, babam telefon etmek yerine bizzat kontrol etmeyi tercih etmişti.

Benim ajanlar da haber vermeyince işler sarpa sardı.

Kapıdan seslenen babam, ses gelmeyince eve girmiş, telefonun yerinde olmadığını, uzunca bir kablonun camdan dışarı çıktığını görmüş, kabloyu takip edince de evin arkasında beni oynarken bulmuştu.

Aklımdaki ilk telefon maceram budur…

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de 1929 yılında sabit telefon sayısı 15 bin 262 imiş.

Yıllar içinde artan bu rakam 1953 yılında 3 haneli rakamlara yükselmiş ve sabit telefon abone sayısı 103 bin 30 olmuş.

Sabit telefonların 4 haneli rakamlara ulaşması ise 1979 yılında olmuş. O yıl Türkiye’deki sabit telefon abonesi 1 milyon 92 bin 137’ye ulaşmış.

Sabit telefonların en yüksek rakama ulaştığı yıl ise 2004. Tam 19 milyon 125 bin 163 sabit telefon abonesi varmış.

2019 yılı Eylül ayı sonu itibarı ile bu sayı 11 milyon 542 bin 548’e gerilemiş.

Türkiye’nin GSM operatörleri aracılığı ile cep telefonuna kavuştuğu yıl 1994.

Toplam abone sayısı ise 81 bin 276.

Anımsarsınız birinin kafasına atsanız yaralayacak kadar büyük cep telefonlarının dönemiydi o yıllar.

Sonra teknoloji ilerledi, cep telefonları küçüldü, abone sayısı arttı.

Üç yıl içinde 1 milyon abone sayısını geçen cep telefonu kullanıcı sayısı, 2019 yılının Eylül ayı sonu rakamlarına göre tamı tamına 82 milyon 896 bin 108.

Gelelim internete.

Türkiye’de kayıtlı ilk internet verisi 1998 yılına ait. 229 bin 855 kişi internet kullanıcısı olarak kayıtlara geçmiş.

İki yıl içinde 1 milyon 629 bin 156 aboneye ulaşmış.

2010 yılında sıçrama yaparak 14 milyon 443 bin 644 aboneye ulaşırken, 2019 yılı Eylül ayı sonu rakamlarına göre ise 77 milyon 48 bin 26 olmuş.

Cep telefonundan internet erişimi bu rakamlara dahil değil.

Bu rakamlar evimizdeki internet erişimi için yaptığımız abonelikler.

Bu rakamları neden verdim?

Global sosyal medya ajansları We Are Social ve HootSuite tarafından yayımlanan “Dijital Türkiye 2020” raporuna göre, günde ortalama 7 saat 29 dakikamızı internete harcıyoruz.
Bunun 2 saat 51 dakikasını sosyal medyada, 1 saat 21 dakikasını müzik dinleyerek, 58 dakikasını da bilgisayar ya da telefonda oyun oynayarak geçiriyoruz.

Bir başka araştırmaya göre ise, Türkiye’de, cep telefonu kullanıcılarının yüzde 28’i uyanır uyanmaz başka hiçbir şey yapmadan, yüzde 61’i de uyandıktan sonraki ilk 5 dakika içinde telefonlarını kontrol ediyor.

Kullanıcıların yüzde 23’ü gece yatmadan hemen önce, yüzde 52’si ise yatmadan önceki 5 dakika içinde telefonuna bakma gereği duyuyor.

Ben bile lise seviyesindeki aklımla sabit telefona ek kablo yaparak oyun oynamaktan, sokağa çıkmaktan vazgeçmemişken, teknoloji bu kadar ilerlemişken neden sosyalleşmek yerine yalnızlığı tercih ediyoruz acaba?

Bir Canan Karatay yetmiyor bize anlaşılan.

Teknolojik bir Canan Karatay’a ihtiyacımız var, o kesin.