A3 Haber

Bakan Koca’nın açıklamaları ne anlama geliyor, aşı tedarikinde sıkıntı mı var, 100 milyon doz nerede?

Bakan Koca’nın açıklamaları ne anlama geliyor, aşı tedarikinde sıkıntı mı var, 100 milyon doz nerede?
Mart 11
11:38 2021

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Aralık’tan beri aşıya ilişkin açıklamaları yan yana getirildiğinde ve aşılamadaki tabloyla kıyaslandığında, aşı tedarikinde sıkıntıların olduğu sonucu çıkıyor. Dr. Ergün Demir ve Dr. Güray Kılıç, kişisel bloglarında yayımladıkları analizde, Türkiye için kritik bir soruyu gündeme getirerek, Bakan Koca’nın açıklamalarının ne anlama geldiğini masaya yatırıyor. İki hekim şu soruyu yöneltiyor: “Koca’nın gelecek dediği 100 milyon doz aşı nerede?”

Dr. Ergün Demir – Dr. Güray Kılıç | Sağlık Bakanı ve AKP Genel Başkanının açıklamalarına bakılırsa, aşı tedarikinde sıkıntı var.
Aşı olmak için bekleyen milyonlarca vatandaş soruyor: Sayın Fahrettin Koca, gelecek dediğin 100 milyon doz AŞI NEREDE?
Günde 1 milyon aşı yapacağız dediler, aşı yapma sayısı azaldı, aşı yok, Bakan telaş içinde! Salgın sürecini başından beri şeffaf yönetemeyen AKP iktidarı ve Sağlık Bakan, şimdi sorumluluğu yıkacak günah keçisi aramakta!
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın aşı tedariki konusunda yaptığı açıklamalar çelişkili!

Sağlık Bakanı’nın 1 Aralık tarihinde yaptığı açıklamada, 50 milyon doz aşı için sözleşme imzalandığı, Aralık ayında en az 10 milyon, ama muhtemelen 20 milyon, Ocak ayında 20 milyon, Şubat ayında ise 10 milyon temin edileceğini açıkladı ve bunlar için günde 1 milyon doz aşı uygulaması yapılacağını ifade etti.
Kargo uçaklarıyla aşı gelişlerini canlı yayınlayan AKP iktidarı, 50 milyon doz aşıyı getiremeyince, çareyi gelen aşı miktarını açıklamamakta buldu. Canlı yayımlanan kargo uçakları ile aşı geliş şovlarının yerini penguen dizileri almaya başladı.
Bakan, 1 Aralık tarihinde 50 milyon doz aşı anlaşması yapıldığını açıklamışken, 25 Şubattaki basın toplantısında gazetecilerin sorduğu soruya cevaben de, 24 Kasım’da Sinovac firmasıyla toplam 100 milyon doz sözleşme yapıldığını söyledi. Ancak Kasım ayının Aralık ayından önce geldiğini unuttu.
Ayrıca Biontech ile yapıldığı iddia edilen anlaşmaya göre de ilk 800 bin dozu 10 gün içinde olmak üzere 4.5 milyon doz Mart sonuna kadar, Mart’tan sonraki dönem 30 milyon opsiyonel Biontech aşısı geleceğini ifade etti. 10 gün geçti 800 bin ilk doz Biontech aşısı’ da gelmedi.
Bakan 100 milyon dozluk anlaşmamız var diyor, “aracı” pardon distribütör firma ise 50 milyon doz diyor!

Keymen İlaç Sanayi ve Ticaret AŞ’nin sahibi Cantürk Alagöz, İsmail Saymaz’a verdiği röportajda, 50 milyon doz için anlaşma olduğunu, geri kalan aşının Çin sağlık otoritesinin onayına bağlı olduğunu, izin alındıkça yüklemelerin yapıldığını ve Mart sonuna kadar 50 milyon doz aşının geleceğini belirtmiştir. Çin’in izinlerinin netleşmesi durumunda Türkiye’de Haziran-Temmuz’a kadar toplumun tamamının aşılanabileceğini ifade etmiştir.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamalarına bakılırsa, toplam 130 milyon doz aşı gelecek, günde 1 milyon doz aşı yapılacak ve böylece toplam nüfusun yüzde 70’i aşılanarak Nisan-Mayıs aylarında aşılama bitecek!

Aşı sırasını bekleyen vatandaşlar soruyor: 100 milyon doz AŞI NEREDE?

Bakan “aşı yok” diyemiyor, bunun yerine gelen aşı miktarını açıklamanın firmalar ve ülkeler bazında sakıncalı olacağını söylüyor! Aklımızla alay ediliyor. Türkiye’ye Çin’den gelen Sinovac şirketinin aşılarını havaalanlarında canlı televizyon yayınlarıyla dünya aleme duyurduğunuzda sakınca yok muydu?

Hani günde 1 milyon aşı yapılacaktı: Ne oldu Sayın Fahrettin Koca?

Aşılama başlayalı 60 gün geçti, Bakan’ın hesabına göre bu tarihe kadar 60 milyon doz aşılanma yapılmış olacaktı. Oysa yapılan 1 ve 2. dozun toplamı 10,5 milyon doz ve aşılama hızı azaldı. Daha birinci grup aşılaması bitmedi ki 2. gruba başlanabilsin.
Bakan “aşı yok” diyemiyor, zaman zaman aşılama sayısındaki azalma ya da artışın olmasının tamamen lojistik gerekçelerle bilinçli olarak planlandığını açıklayarak adeta aklımızla alay ediyor.

Aşı yapma sayısı azaldı, aşı yok; AKP Genel Başkanı ile Sağlık Bakanı, sorumluluğu yıkacak günah keçisi arıyordu ki buldu: Ey Kılıçdaroğlu…

Kılıçdaroğlu ise sordu? Aşıyı alırken bir sözleşme yaptınız mı, kaç doz aşı alındı, her bir doz aşı için maliyet nedir? Açıklayınız. Açıklanmadı.

Kılıçdaroğlu sordu? Aşı alımında aracı firma var mı, varsa rolü nedir, aracı firma bundan ne kadar kazanıyor, aracı firma için mi KDV oranı yüzde 8’den yüzde 1’e düşürüldü? Önce aracı firma yok dendi, AA muhabiri gümrükte aşı kolilerinin önünde poz verince ve kolilerin üzerinde aracı firmanın etiketi çıkınca da yüzleri kızarmadı, yok denen aracı firma var dendi ve aracı firma birden “distribütör” oldu.

Kılıçdaroğlu sordu? Çin’den gelen 1 milyon doz ücretsiz aşının Keymen şirketi tarafından Devlet Malzeme Ofisi’ne her bir dozu 12 dolardan fatura edilip edilmediğini açıklayınız! Önce inkar edilmeye çalışıldı, faturalar ortaya çıkınca kıyamet kopmaya başladı. Sağlık Bakanı şirkete ödenen 12 milyon dolar için üç günde bir açıklama yayınlarken, topa AKP Genel Başkanı da girdi.

Sorulara açık olarak cevap veremeyen, toplumu yeterince aydınlatamayan ve süreci şeffaf yürütemeyen Sağlık Bakanı ve AKP Genel Başkanı aşı tedarikinde yetersizliğin sorumlusunu buldular: Suçlu Kılıçdaroğlu.

Kendi adına sorulara inandırıcı cevap veremeyen Sağlık Bakanı, 83 milyon adına Kılıçdaroğlu’ nu suçlamış ve Türkiye’nin aşı programını riske attığını, Çin ile ilişkilerin bozulmasına yol açarak aşı tedarikini zorlaştırdığını söylemiş ve kendi aşısını olduğu halde kendisinden sonra aşı olacak vatandaşlarımıza kullanılacak aşıların tedarikini umursadığını belirterek, bu konuda sorumlu davranmaya davet etmiştir.

Sağlık Bakanı, bir yandan “Fiyatı söylediniz, aşı tedarikini tehlikeye attınız”, bir yandan da “Dünyada en ucuz biz alıyoruz” diyor. Bu ticari sırsa, en ucuza aldığınızı nereden biliyorsunuz? Diğer ülkelerin aldığı ücreti demek ki biliyorsun? Diğer ülkelerin aldığı aşı ücreti sır olmuyor da Türkiye’nin ki niye sır oluyor? Tüm ülkelerin aşıları kaça aldığını herkes biliyor.

Son söz

Salgında aşı politikası açık ve şeffaf olarak yürütülmelidir. Bu politika nitelikli, ücretsiz aşı ve aşılama ile tamamlanmalıdır. Salgının kontrol altına alınabilmesi için etkili aşıya olan ihtiyaç giderek daha da artmaktadır.
Ülkemizde kullanılan aşıların tümü yurtdışında üretilmektedir. Sağlık Bakanlığı’nın takviminde yer alan aşılar ve Covid-19 aşısı kullanıma ücretsiz sunulmaktadır. Aşı bedelini siyasiler cebinden ödememektedir. Ücretler vatandaşlardan alınan vergilerden oluşan genel bütçeden karşılanmaktadır. Onun içindir ki her bir doz aşının maliyeti topluma açıklanmalıdır.
Öyle anlaşılıyor ki tıpkı kamu özel ortaklığı ile yapılan oto yollar, köprüler ve şehir hastaneleri gibi aşı maliyeti de “ticari sır”a giriyor. Aracı firmayı, firmaya aktarılan parayı, her bir doz için aşı maliyetini, 12 milyon doların akıbetini sormayın diyorlar. Sorarsanız aşı tedariki sıkıntıya girermiş!

Aşı tedarik konusunda Sağlık Bakanı ile AKP Genel Başkanı’nın açıklamalarına bakılırsa aksamalar olmakta, bu durum da aşı tereddüdüne yol açmaktadır. Ümit ederiz ki aşı süreci, yüze göze bulaştırılan ve dağıtılamayan “beş adet maske” meselesine ve IBAN numarası verilerek istenen PCR test sürecine dönüşmez.

Kaynaklar:

Sağlık Bakanı Fahrettin Kocanın aşı teminine ilişkin yaptığı açıklamalar