A3 Haber

İmamoğlu’na verilen yanıtın temeli İzmir’deki soruşturmada: Paralel MOBESE mi var?

İmamoğlu’na verilen yanıtın temeli İzmir’deki soruşturmada: Paralel MOBESE mi var?
Nisan 19
07:44 2022

Sözcü Gazetesi’nden Özlem Güvemli’nin haberine göre İstanbul Valiliği, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İngiliz Büyükelçi ile yemek yediği restorana giriş-çıkış görüntülerinin MOBESE kamerasından alınmadığına hükmederek İl Emniyet Müdürlüğü’nde MOBESE’den sorumlu ilgililer hakkında soruşturma izni vermedi.

Soruşturma kapsamında görevliler hakkında ileri sürülen iddialarla ilgili olarak Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı polis başmüfettişlerince inceleme sonucunda 14 Mart 2022 tarihinde ön inceleme raporu düzenledi. Raporu inceleyen İstanbul Valiliği, görüntülerin KGYS kamerasından alınmadığı sonucuna ulaşarak ilgililer hakkında soruşturmaya izin vermedi.

Yazıda, İstanbul’da KGYS dışında belediyeler, resmi veya özel diğer kurum ve kuruluşlar, işyerleri, konutlar, araç kameraları, şahıslarca kullanılabilen video kamera, cep telefonu gibi cihazlar düşünüldüğünde söz konusu görüntülerin KGYS dışında başka teknolojik imkanlar kullanılarak alınabilmesinin mümkün olduğu ifade edildi.

Haberin iki yeri önemli.
Birincisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı polis başmüfettişlerince düzenlenen inceleme raporu.
İkincisi ise, söz konusu görüntülerin KGYS dışında başka teknolojik imkanlar kullanılarak alınabilmesinin mümkün olduğunun belirtilmesi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yaşadıkları ile ilgili olarak “MOBESE güvende mi?” ve “Casusluk mu yapıldı?” başlıklı iki yazı yazdım.
MOBESE sisteminin Türkiye’de kuruluş süreci, süreç içinde özellikle Alman Siemens firmasının etkisini ve yaşanan usulsüzlükler karşısında “direnen” bir emniyet amirinin başına gelenleri ayrıntıları ile yazdım.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun şikâyeti üzerine başlatılan soruşturmada Emniyet Genel Müdürlüğü müfettişleri görüntülerin KGYS yani MOBESE sisteminden alınmadığı belirtti.
İşte bu rapor, İzmir’de yaşanan benzeri olay sırasında yaşananları yeniden gündeme getirilmesini şart koştu.

İzmir İl Özel İdaresi tarafından 2012’de teslim alınan İzmir Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (MOBESE) için İzmir Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü’nde Emniyet Amiri rütbesindeki Müdür Yardımcısı Mustafa Karabal görevlendirildi.
Karabal, MOBESE’nin başına getirildiğinde önemli aksaklıklar tespit etti.
Sistemin aktif olarak çalışmaya başlamasıyla ortaya çıkan sorunları tespit eden Karabal, durumu iki sayfalık raporla Şube Müdürü Ali Coşkun’a bildirdi.

Mustafa Karabal önce MOBESE’deki görevinden alındı.
Önce emniyetin Konak’ta bulunan hizmet binasındaki santral odasına gönderildi.
Ardından Amasya’ya tayini çıktı.
O de yetmedi, “vekaleten baktığı” şube müdürlüğü döneminde imza attığı üç evrak yüzünden “Askeri Casuslukta Kumpas” davası sanıkları içine atıldı.
Yargılama sonunda beraat etti.
Bu arada yargılandığı dava ve eski istihbaratçı Kudret Dikmen’in verdiği rapor üzerine KHK ile emniyet ile ilişiği kesildi.

Eski emniyet amiri Mustafa Karabal’ın ısrarları ve CİMER’e yaptığı başvurular sonucu İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açıldı.
Hazırlık dosya numarası 2015/107818.
Üzerinden geçen yedi yıla rağmen tek bir kişi hakkında bile dava açılmadı.
Dava açılması bir yana, bazı “önemli” evraklar dosyaya bile girmedi.
Devletin arşivindeki evraklar nasıl olur da savcılık soruşturma dosyasına nasıl girmez” dediğinizi duyar gibiyim.
Burası Türkiye…

Peki “casusluk” gibi önemli bir iddianın yer aldığı 2015/107818 numaralı dosyaya girmeyen evrak neydi ve içinde ne vardı?
Tesadüf odur ki bu önemli evrak da tıpkı İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun görüntülerinin “sızdırılması” soruşturmasında olduğu gibi Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu müfettişlerinin evrakları arasında saklı.
Tamamen tesadüf eseri ortaya çıktı.
Neydi o tesadüf?
Emniyet eski Genel Müdürü İzmir eski Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya’nın eski emniyet amiri Mustafa Karabal hakkında açtığı “hakaret” davası.
Uzunkaya’nın, Karabal hakkında açtığı davanın “delilleri” arasında yer alan (müfettişlerden nasıl elde edildiği ayrı bir tartışma konusu) bir ifadeye göre aslında MOBESE’nin nasıl bir tehlike altında olduğunun da önemli bir ipucu.
Ne diyor o ifadede o halde ona bakalım?

Adı Batuhan Özay.
İzmir İl Özel İdaresi tarafından ihale edilen İzmir Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (MOBESE) ihalesini kazanan Siemens firmasının koordinatörü.
5 Mayıs 2017’de İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’nde müfettişlere “bilgisine başvurulan kişi” sıfatı ile ifade verdi.
Özay, yedi kişi ile birlikte İzmir KGYS sisteminde çalıştıklarını belirterek sistemdeki en önemli ve kritik şifrenin “domain ve admin” şifresi olduğunu söyleyerek şunları anlattı:

2015 yılı Mayıs ayında sistemin diğer tüm erişim şifreleri ve kaynak kodları bir tutanak ve cd ile birlikte emniyet müdürlüğüne teslim edilmiştir… Projede kısmi geçici kabul 2012 yılı Nisan ayında yapılmış, ancak projenin geçici kabulü için firmamızca idareye 16/12/2016 tarihinde başvuru yapılmış ve kabul işlemleri başlamıştır… Fakat sistem yönetimi veri tabanı ve yedekliği halen şirketimiz personeli tarafından gerçekleştirilmektedir…

Siemens firmasının koordinatörü özetle şöyle diyor:
2012 yılında geçici kabul yapıldı.
2015’de domain ve admin şifrelerini emniyete verdik.
Geçici kabulün resmen başladığı tarih 2016’dır.
Sistemin yönetimi, veri tabanı ve yedekliğini halen biz yapıyoruz.
Bunların ifade altına alındığı tarih de 2017.

Bu ifadeye göre İzmir’deki MOBESE sisteminin kaynak kodları da dahil önemli şifreleri neredeyse 5 yıl Alman Siemens firmasında kaldı.
Hatta kullanılan teknik alt yapının neredeyse tamamı onların kontrolündeydi.
Uzmanlara göre, böyle bir sistemin devreye alınmasından sonra bile bütün araştırmalar “yedekleme” üzerinden yapılıyor.
Bunun nedenini de “gerçek sistemde” araştırma yapmanın sistemi ağırlaştıracağı.
Hal böyle olunca insanın aklına “yedekler nerede?” sorusu da geliyor.
Ve en önemlisi bu ifadenin savcılık dosyasında neden olmadığı.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun şikayetine soruşturma izni verilmemesinin gerekçesi olarak ne belirtildi?
“Görüntülerin KGYS kamerasından alınmadığı…”
Nereden alındı o zaman?
Bilmiyoruz…
MOBESE’ye paralel kablo mu çekildi öyleyse.
Ve bu “paralel” yapının görevi muhalefeti izlemek, gerekirse “sızdırmak” mı?
Sonra da çocukken yaramazlık yaptığımızda kendimize savunmak adına söylediğimiz “ben yapmadım Miki yaptı” demek mi?
Bunun kararı da size ait artık.